DALYAN DERNEK

logo
Advert (468x60)

Öykümüz

Derneğimiz 1991 yılında kuruldu. Bu tarihten önceleri, Dalyan’ın henüz keşfedilmediği, haritalarda bile adının bulunmadığı yıllardı. Tek düze sakin bir hayat yaşanırdı burada. Sadece mevsim hazırlıkları, bayramlar, düğünler ve bazı önemli günlerde hareketlenirdi ortalık.

Kaplumbağaların adı ise sadece balıkçı masallarında geçerdi. Çocukların hayal dünyalarına, çayırlarda gördükleri ve alışık oldukları tosbağalardan çok daha büyük olanları asla sığmazdı. Bu yüzden korkuyla dinlerlerdi anlatılanları. Eğer bir şekilde ölmüş ve karaya vurmuşsa kabuğu, hemen alınır, özenle temizlenip kurutulduktan sonra beşik olurdu doğacak bebelere. Hepsi bu. Varlıklarının yegâne ispatıydı bu kabuklar. Kumsalda bıraktıkları ayak izleri ise dalgaların altında bir görünüp bir kaybolurken hiç de bu güzel yaratıkların izleri olduğu düşünülmezdi. Ama hep anlatılırdı. Nasıldı? Ne zaman gelir, ne yer ne içerdi? Kim görmüştü, bizden korkar mıydı? Yoksa biz mi ondan? Bu sorular önce yörede sonra pazarda, kasabada şehirde derken bütün dünyada yankılanmaya ve meraklılar da dört bir yandan akın akın gelmeye başladı sakin köyümüze.

Turizmi böyle tanıdık. Şimdi sıra bu merak ve ilgiyi paraya dönüştürmeye gelmişti. Zaten elinde para dolu Bond tipi çantalarla dolaşan birtakım açıkgözler de ortalıkta dolaşmaya başlamıştı çoktan. Toprak satışları, pansiyon, iş yeri hazırlıkları derken halk, o güne kadar hayal bile edemedikleri rakamlarla tanışıyorlardı. Meğer ne verimli yermiş şu küçücük balıkçı köyü. Hiç dikkat etmedikleri neler varmış Dünyanın bir ucundan gelenlerin ilgisini çekmek için. Börtü böcek, kuş, kelebek, taş, çakıl, harabe, ağaç yaprak, su, çamur hepsi para. Her gün bu manzaraları görüp de düşünmemek mümkün değil. Halkın, yabancısı olduğu bu sektörde bu kadar hızla ve hevesle yol almaları tehlikeli olmalı. Turizmin, ancak bilgi, görgü çevre tarih ve kültürel değerlerle iç içe olduğu sürece devamlı olabileceğini nasıl anlatmalı insanlara?

Böyle düşünerek endişelenirken bir de baktık ki, bizim gibi aynı fikirde olanlar çoğalmış. İşte o anda bir dernek kurarak sistemli ve disiplinli bir şekilde organize olarak çalışırsak, sesimizi daha uzaklara duyuracağımıza inandık ve hemen işe koyulduk. O günlerde Dalyan da tatilde olan meşhur naif ressamımız Fahir Aksoy kısa süreli de olsa ilk başkanımız oldu. Ondan çok şey öğrendik. Her fırsatta çaylar, yemekler, eğlence ve geceler tertip ederek halkla bir araya geldik. Her ay kanal boyunca temizliğe çıktık. Sıra sıra teknelerle sazlıkların arasına girerek topladığımız atıkları torbalara doldurup köy meydanına yığıyor ve hayretle bakanlara bunların turizme verdiği zararları anlatıyorduk.

Biz de çok sıkıntılar çektik. Ama her başarıdan sonra duyduğumuz mutluluk o zor günlerimizi unutturuyordu. Bir tabure, masamız bile yoktu. Derneğin merkezi benim arabanın bagajıydı. Her zaman minnetle andığım Doktor Solmaz ve Erdoğan Mıhçıoğlu’nun kanal kenarındaki sevimli evlerini halkın hizmetine verdiklerini duyduğumda, hele hele bir odasını Doğal Hayatı Koruma Derneği ve Turizm Danışma ile paylaştığımda yaşadığım mutluluğu anlatamam. Evimizin en büyük odasını da kütüphane yaptık. Günlerce kitap topladık getirttik ve taşıdık. Açılışını zamanın Kültür Bakanı Sayın Fikri Sağlar yapmıştı. Bir diğer odası da anneler rahatça kitap seçip okusunlar diye çocuklarını gönül rahatlığıyla bırakacakları oyun odası olmuştu. Oyuncaklarla doldurmuştuk. Salon ve terasta da ziyaretçi kabul ediyor çay kahve molası veriyorduk. Sonra bunlar elimizden alındı. Şimdi o çok yönlü hizmet veren evin yerinde üç tane masa var çay veriliyor, tost yeniyor.

Artık üzülmüyoruz. Şimdi Dalyan Belediyesi ve Başkan Sayın Suat Tufan’ın destekleriyle derneğimizin bir bürosu, hatta bir değerlendirme dükkânı bile var. Turizm, Kültür ve Çevre bilinci içinde başarılarımız da oldu. Carettaların sevilmesi, benimsenmesi, kumsalın korunması ve burada yapılması kararlaştırılan bir otel inşaatının durdurulması, çevredeki derneklerle güç birliği yapılması, derneğin tanınması, hayvanlara karşı sevgi ve şefkatle yaklaşım, ağaç sevgisi ve ormanların devamlılığı ve en önemlisi de, halkın artık bizler gibi düşünmeye başlaması gibi ilk akla gelenler oluyor.

Derneğimiz bugün Avukat Berna Babaoğlu Ulutaş başkanlığında yedi kişilik yönetim ve 100 kişilik üyesi ile çalışmalarını daha büyük başarılarla sürdürüyor.

İnanıyorum ki, gelecek günlerde çok daha güçlü ve bütün halkı içine alacak kadrosu ile daha da etkin ve verimli olacaktır.

Meral BELTAN
Dalyan Turizm Kültür ve Çevre Koruma Derneği
Onursal Başkanı



Online Eyleme Katılın

ad
ad
ad
ad
Karbonmetre
RSS | Facebook
E-posta ile üye olun!




Site Kategorileri ve Sayfaları

Kategoriler

Sayfalar

Bağlantılar

Son Yorumlar
  • 
    • Gülnur BAŞYİĞİT: Fazla söze ne hacet, güzel ve faydalı bir etkinlik... Latesha: Gosh, I wish I would have had that inofrtmaoin ear... Hilal Yıldırım: merhaba,benim ismim hilal ve 15 yaşındayım. bir k... Alan Fenn: Thank you to Dalyan Dernek for supporting our Okcu... SOKAK HAYVANLARI: sokak hayvanlarına gerekli bakımı yapıyoruz deyip ...

Etiket Bulutu

 Öykümüz « DALYAN DERNEK

DALYAN DERNEK